qurfetüLgeyiq

üy€ye beLa geLmes adm!n kızmadıKca adm!n ßeLa verm€s uy€ azmadıKca...!
 
AnasayfaGaleriKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 ~~Dini Hikayeler~~

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
^qÜlS£Fa^
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1085
Yaş : 24
Nerden : İstanbul
Kayıt tarihi : 02/05/08

MesajKonu: ~~Dini Hikayeler~~   C.tesi Ara. 27, 2008 8:40 pm

İlk olarak ben başlayayım sizdende bekliyorumm.

Bir dede ile torunu arasında geçen* ömrün ne kadar kısa olduğunu güzel bir dille bizlere hatırlatan sıcacık bir hikayeye kulak vermeye ne dersiniz?

Bir dede ile torununun konuşmalarına kulak veriyoruz:
Torunu* pamuk gibi bembeyaz sakallı* nur yüzlü dedesine merakla soruyor: 'Dedeciğim! Bir insanın ömrü ne kadar olur?'

Dede tatlı bir gülücükle:
Ezanla namaz arası kadar yavrucuğum.' deyince torun: 'Nasıl yani* ömür bu kadar kısa mı?' der.

Dede: 'Evet yavrum. ömür* namazsız ezanla* ezansız namaz arası kadardır.' diye cevap verir. Torun yeniden sorar:

'Namazsız ezan ve ezansız namaz sözlerinden ne kastettiğini anlamadım dedeciğim. Bu ne demek açıklar mısın?'

Dede şefkatle ellerinden tuttuğu torununa:

'Bak yavrum* geçenlerde komşumuzun çocuğu doğdu.

O çocuğun kulağına ezan okundu değil mi? işte o ezanın namazı kılındı mı?Kılınmadı.

O ezan 'Namazsız ezan'dı. insan öldüğü zaman kılınan cenaze namazının da ezanı yoktur.

O da 'Ezansız namaz'dır.
Aslında o namazın ezanı
insan doğunca okunmuştu kulağına.

'Bak ey insan! Doğdun* ama öleceksin* ömür çabuk biter* hayatını iyi değerlendir.

Boşa vakit harcama!' ikazını yapıyordu o ezan.

İşte yavrum öMüR* EZANLA NAMAZ ARASI KADARDIR. Sakın boşa geçirme.


ömrünü dolu dolu yaşa* bir nefes bile boşluk bırakma!


Melankolia.forum dan alıntıdır...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://gurfetulgeyiq.turkforumpro.com/index.htm
^qÜlS£Fa^
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1085
Yaş : 24
Nerden : İstanbul
Kayıt tarihi : 02/05/08

MesajKonu: Geri: ~~Dini Hikayeler~~   Ptsi Mart 02, 2009 9:50 pm

1930 yılında kıblemizin batıya çevrildiği bir dönem.

istanbul müftüsü Fehmi ülgüner hocadır muavini ise Ömer Nasuhi Bilmen.

müftü birgün evine gelir sedirin üstüne yığılır.hanımı telaşlanıp sorunca müftü:

-Bugün Süleymaniye camisine bir mahalle bekçisini imam tayin ettim.

karısı yine anlamaz:

- Tayin edende sensin üzülende.Eger seni üzecek biriyse neden tayin ettin değilse neden üzülüyosun? der.

hüngür hüngür aglayan müftü:

-Hanım ne yapayım koskoca cami uzun zamandır imamsız.

bu bekçi ise gidip gelerek bana imam olmak istediğini söylüyor.

bende baktım bir iki sureyi çat pat biliyor bir bekçinin imamlığıylada olsa cami namaza açık kalsın dedim.

ama hala hazmedemedim vicdanen rahat edemedim.Süleymaniye camisine bir bekçiyi imam tayin etmek bana çok agır geliyor

hazmedemiyorum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://gurfetulgeyiq.turkforumpro.com/index.htm
 
~~Dini Hikayeler~~
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
qurfetüLgeyiq :: MANEVİYAT-
Buraya geçin: